İDEOLOJİLERİN ÖLÜMÜ

Hiç kuşkusuz 21. yüzyıl, var olan değerlerin değersizleştirilmesi ya da var olan değerlerin yerle bir edilmesi minvalinde önceki yüzyıllardan daha baskın ve daha acımasız bir yaşam alanına sahiptir. Kapitalizm ve emperyalizmin hunharca kol gezdiği günümüzde bütün ideolojiler belki de bu iki ana akım çerçevesinde yutulurken gündelik olan ne varsa iyiden iyiye maddileşiyor ve nihayetinde büyük çoğunluğun bilinçsizce sürüklendiği bir nihilizme kapı aralıyor. Bu durumda bir hiçlik sarmalında hiçbir şeyin bir anlamı ve önemi kalmamış oluyor ve ortaya atılan bütün ideolojiler, boş bir uğraş ya da amaç olmaktan öteye gitmiyor ya da çıkarlar doğrultusunda bir manipüle dünyası haline dönüşüyor.

Sosyalizm, komünizm, Marksizm gibi bir döneme damgasını vuran ve uzun süre birçok ideyi etkisi altına alan birçok ideoloji bile şu anın dünyasından bakıldığında anlamsızlıkla karşı karşıya kalmış durumda.

Bu değersizleşen dünya içinde günümüz bireyleri özellikle gençler, büyük bir başıboşluğun içindeyken eminim ki 1960, 1970, 1980’lere gidip o dönem gençlerinin – hangi cenahta olduğunun bir önemi yok – ideolojileri için hayatlarını hiçe sayışlarına baktıklarında onları aptallıkla yaftalayabilirler ki “ideoloji” denilen düşünceler biliminden uzak böylesi bir nesille karşı karşıya kalmış durumdayız. Sadece gençler mi? Yaşam şartlarının zorluğu, içleri boşaltılmış değerler; bu dünyanın nefes alan birçok insanını Nietzsche’nin pasif nihilizmi dediğimiz bir anlamsızlaşma, değersizleştirme metaforunun içine sürüklememiş midir? Hayattan ya da hayatından tat almayan insan, “mış gibi yaşayarak” pasif bir nihilizm içinde debelenerek kendi değerlerini oluşturma gücünü bulamamaktadır. Belki de bunu, bir idesi olmadığı için ya da zihnini başkalarına ipotek verdiği için başaramamaktadır.

İdeolojiler üzerine okuma yaptığımda gördüğüm bir şey var ki – yeri geldiği için söylemek isterim – geçmişin ideolojilerinde saf ve tutkulu bir bağlılık varmış. Peki, şimdi böyle mi? Günümüzde artık çoğu insan bir ideolojinin saf bir bağlıkla peşinden gitmiyor. Var olan ideolojiler bile bu kapital ve sömürü dünyasında bir menfaatin gölgesinde filizleniyor. Geçmişin devrimci zihniyetine sahip sosyalizm, komünizm ya da marksizm için canını hiçe sayan bireyler bile bahsettiğim acımasız gerçeklik karşısında yitip gitmiş. Cılız sesler yok mu? Elbette var; ama onlar da sanıyorum ki sömürü düzeninin mekanizmaları karşısında başa çıkacak güçte olmamakla birlikte bir boş vermişlik içerisindeler.

Aslında çok daha acısı; günümüz dünyası, birçok gerçekliğin birçok düşüncenin farkında ancak hakikati reddedip işine geldiği şekliyle kendi yalan gerçekliğini var ediyor ve aptallığa bulanmış insan güruhunu yalan gerçekliğiyle ve de algı oluşturarak kendi dünyasının içinde zehirliyor. Ve daha da acısı herkes bundan memnun. Herkes bir şekilde düzene ayak uyduruyor. Benim gibi memnun olmayanlar ise belki de yapılacak bir şey yokken kendi yalnız dünyasında bir şeyler için çabalıyor ama kendi dünyasında kaybolmaktan öte bir şey yapamıyor.

“Edebiyat ve İdeoloji (1985)” ve “Şarkiyatçılık (1978)” ve “Sanat ve Siyaset (1993)” kitaplarını okuduğumda kitapların yayımlanma yıllarını da göz önüne aldığımda yukarıda yapmaya çalıştığım giriş karşısında – bu kitapların elbette değerli tespitleri var- barındırdıkları fikirler her şeyin maddiyata dönüştüğü modern dünyada ne kadar da bir anlam teşkil ediyor ya da kaç insanın ilgisini çekiyor, çoğu insan için ne kadar değerli; bunlar tartışılabilir. Ayrıca günümüz dünyası adeta hiçbir şeye değer vermeyen bir düzenin boyunduruğu altında kalmışken ilgisiz, umursamaz, amaçsız bir şekilde her şeyi tüketmekten öte bir şey yapmıyor. Her şey çılgınca tüketiliyor ve ansızın tüketilen şeyin yerini başka bir şey aynı hızla alıyor. Bu gerçeklik, adeta tek bir gerçeklik olarak kol geziyor.


GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin