VAR OLMAMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Yaşamak ve ölmek… Belki de bu hayatın en büyük iki gerçeği. Birbirine ne kadar zıt olsa da birbirlerinin varlığıyla anlam kazanan birbirini tamamlayan ve birbirini yok eden iki nihai gerçek. Hayat, ne kadar inkâr edilse de en çok da trajik bir duruş içinde. Bu trajik duruş, bence hayatın hakiki var oluşundan başka bir şey değil. Bunu istediğimiz kadar idrak edemesek de nefes aldığımız hayatın başka bir anlamı yok. Diğer türlü her şey kendini kandırış mı, kendini avutma mı, kendini oyalama mı… Adına ne derseniz deyin yaşamla ölüm arasındaki yolculukta hayatımızda bayrağı çeken baş döndürücü bir vahşilikle koşut giden acılar… Ancak insan bu hayata acıları olurlamak için gelmiş olamaz. Varoluşumuz durdurak bilmeden anlam arayarak, kaçınılmaz sona doğru savrularak geçip gidemez. Ya da sorgusuz sualsiz, hiçbir şeyi anlamadan beyhude yaşayarak da tükenemez. Bomboş bir sayfanın içinde ne söylediğini bilmediğin cümleler kurarak da ilerleyemez. Mutlu olmaya çalışırken aslında en çok da mutsuzluğunla yüzleştiğin koca bir yalnızlıkla da yeşeremez. Birileri çıkıp da nasıl yaşamamamız gerektiğini de söyleyemez. Bir bilinmezlikle kendini inşa ederken yine bir bilinmezlikle kendini yok ediyordun ki. Hayatını seçebilme özgürlüğü, hayatı nasıl yaşayacağını seçebilme özgürlüğü. Bizler, etten kemikten yaratılmış bu kırılgan aptal varlıklar, gerçekten böyle sınırsız bir özgürlüğü taşımaya muktedir miyiz? Yoksa bu özgürlük, bize yalnızca içimizdeki boşluğun büyüklüğünü gösteren bir aynadan mı ibaret?

Öleceğini bile bile ve her an zamanından çalarak ve ölüme doğru giderken bir yaşam kurmaya çalışmak bu trajikliğin içinde en acımasız olanı değil mi? Ve her şeye rağmen var olmaya çalışmak… Ya da var olduğunu sanma mı demeliyim? Ya da var olmaya çalıştıkça ağırlaşıyor muydu insan, var olmak için didindikçe hayatın tüm yüklerini üstünde gibi mi hissediyordu? Birçok insandaki pervasızlık, rahatlık, umursamazlık ya da kötülük var olmama hissiyatının dayanılmaz hafifliğinden mi ileri geliyordu? O zaman yaşasın mı demeliyiz, var olmamanın dayanılmaz hafifliğine…


GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir yanıt yazın

GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

GizDöküm sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin